Merhaba Hikayem,

Havalar ısınıyor bu aralar konu konuyu açıyor ve muhabbet telefonlarda değil masanın etrafındaki dostlarla dönüyor. tam olarak aranılan şey işte bu teknoloji işleri değiştiriyor tabii, 5 kişilik bir masada herkes sırayla 2-3 dakika telefonuna baksa 10-15 dakika geçiyor ortada muhabbet kalmıyor, bazı ilişkilerde tam da böyle işte. Ben bi yaz gecesi hafif esen rüzgarın sesinde inceden üşüyerek ama “yok üşümedim” havalarında bir sohbete dalmak isterim hayatımdaki insan(lar)la. yanımızda soğumasın diye üzerinde havlu olan bir çaydanlık da olacak, tabii.. böyle küçük ayrıntıları gözden kaçırmam, çünkü annemden gördüm öğrendim. Her neyse çaylar da hazır olduğuna göre bizi konuşabiliriz. Konuya nereden başlayacağımı düşünme. Ben bir şeyler söylerim ‘ne alaka’ dersin. balkonsuz ev mi olur?” ‘bu insanlar nerede çay içecekler?’ desem ve konuya girsem ne yapabilirsin ki.? 🙂‍↔️ En fazla çayını iç soğutma dersin, bırak çay soğusun zaten rüzgarı da çocukluğumdan beri severim havlu neden çaydanlığın üzerinde?

Buda bir öğreti işte, alışkanlık olmuş dünyalık işlerimiz.. şimdi bunları boş verelim de, bence ev dediğin balkonlu olacak iki kişilik de olsa, bir balkonu olmalı.

Bize yetsin yeter, sonra “Çaydanlığın üzerinde havlu olacak ve bazı yazılarım belki yarım kalacak.. Sırf birbirimizi daha çok hissedelim diye. bir gün birlikte olursak bu yazıyı balkona asarım haberin olsun.

Melodi 🎼

Myst Agustin Mantaras, Bergi



Yorum bırakın